1. Ana Sayfa
  2. Fizik
  3. Uzay Çalışmalarının Hedefinde Neden Mars Var?

Uzay Çalışmalarının Hedefinde Neden Mars Var?

featured

Üzerinde en çok çalışılan gezegen Mars’tır. Bu gezegen bize neler vaad ediyor da Mars üzerinde durmamızı sağlamakta?

Mars, ismini Roma Savaş Tanrısı’ndan almaktadır. Bu gezegen gökyüzünde çıplak gözle gözlemleyebildiğimiz beş gezegenden bir tanesidir. Eski zamanlardan bugüne kadar birçok insan gökyüzüne bakarak Mars hakkında çeşitli tahminlerde bulunmuştur. Zamanla teknolojide geçirilen devrimlerle yörüngesine uzay araçları gönderilmiş, akabindeyse üzerine çeşitli donanıma sahip uzay araçları indirilmiştir. Mars hakkında her geçen gün daha fazla bilgi edinmekteyiz. Bilim insanlarının günümüzde üzerinde durmasını sağlayan durumlardan birisi de roverlardan aldığımız bilgilerdir. Bir diğer konuysa mesafeler! Çünkü biliyoruz ki bir uzay aracı yapımı yüksek maliyetli, bunun yanı sıra yapılan uzay sondaları da bir o kadar bütçe içeriyor. Her şeyin ötesinde tamamlandıktan sonraysa altı ay gibi uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Neden Mars’a risk alarak bunları gönderelim ki?

Mars, yaşanabilir bölge konumundan yer alan bir gezegendir. Yer benzeri dört gezegen(iç gezegenler) olan gezegenlerden birisi olan Mars bize katı bir yüzey sunmaktadır. Bu sebeple bize en yakın yaşanabilir bölge haricindeki konumdur. Mars’a bile mesafeler bu kadar sürerken uzakta doğrudan bir yaşanabilir gezegen aramak hiç de doğru olmayacaktı. Çünkü insanoğlu teknolojisi ile altı ay süren Mars yolculuğu çok daha uzaktaki konumlar için yeterli olmayacaktı. Bunun yanı sıra diğer dört dış gezegen sıvı bir yüzeye sahip olacağı için ayak basacak bir konum da olmayacaktı.

MARS’IN YAPISI

Mars’ın boyutları ortalama olarak Dünya’dan küçüktür. Ortalama %15’lik bir daha küçük kütle oranına sahip olan Mars’ta bir gün yaklaşık 24 saat 39 dakikadır.
Gezegenin eksen eğimi, Dünya’nın eğimi ile karşılaştırırsak çok benzer yönlere sahiptir. Mars’ta da mevsimler yaşanmaktadır.
Mars’ta yer çekimi, 3,711 m/sn² olarak bilinmektedir. Gezegenin kütlesinin küçük olması dolayısıyla Dünya’ya göre yer çekimi daha azdır. Bu oran yaklaşık üçte birdir.
Bir süredir üzerinde su için çalışılan gezegende göl bulunmuştu. Etrafında dolanan uzay aracı sayesinde yakalanan bir görüntüdeyse çevresinde tuzlu suya işaret etmekteydi. Yakın zamanda ise yerin altında sıvı su barındırdığı düşünülmekteydi ve bunun için de kanıtlara ulaşılmıştı.

Mars’ın eskiden okyanuslar ve bol miktarda oksijene sahip olduğu düşünülüyor. Yaklaşık 4 milyar yıl önce gezegenin çekirdeğinin durduğu belirtilen gezegene göktaşları çarpmalarından Atmosferi olmayan gezegende suyun ve oksijenin büyük bir bölümünün uzaya savrulduğu vurgulanıyor.

Mars’ın da hala bir atmosferi bulunmaktadır. Henüz yaşama elverişli olmasa da NASA, Perseverance uzay aracında kullandığı bu yeni teknoloji her şeyi değiştirebilir. Mars yüzeyinde ilk defa test edilen bu uzay aracı teknolojisinin ismi MOXIE. Bilim İnsanları ilk çalışmasında 5gr. oksijen üreten bu teknoloji faaliyette olan bir astronotu 10 dakikalık bir süreç idare edebileceğini söylemektedir. Zamanla üretimin daha da artırılması üzerinde çalışılmakta ve bize bir umut vaad etmektedir.

Nitekim Mars gerek Dünya’ya benzer özellikleriyle, gerekse de bunu yapabileceğimiz en yakın gezegen olma özellikleriyle bizi kendine çekmekte.

Göç insanoğlu’nun uzun yıllar hayatta kalabilmesi için gerekli bir durumdur. Gerek olası göktaşı çarpmaları, gerekse elimizdeki kaynaklar bakımından. Hiçbiri olmasa dahi insanları buna iten en büyük duygu, merak! İnsanoğlu büyük keşifleri merakları sayesinde yapmaktadır. Gelecekte umarız Türkiye’de uzay çalışmalarında bir yol kat etmiş ve Mars çalışmalarına katılmış olur.

Bize Katılın!
Yeni yazılarımızdan, etkinliklerden ve her şeyden ilk siz haberdar olun.