İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Fizik
  3. Ay Nasıl Oluştu ve Ay’ın Oluşumuna Dair Teoriler Nedir?

Ay Nasıl Oluştu ve Ay’ın Oluşumuna Dair Teoriler Nedir?

featured

Aslında tam olarak Ay’ın nasıl oluştuğunu bilmiyoruz. Ancak oluşumuna dair elimizde bunları destekleyen farklı argümanlar var. Bu argümanlarsa bir kısım teoriyle desteklenmekte.
Güneş Sistemi içerisinde bulunan her şey (eğer başı boş gezerken kütle çekim etkisiyle bize kapılmadıysa) sistemimiz ile birlikte oluştu. Yani yaklaşık 4.5 milyar yıl öncesine ait. Buna bağlı olarak geçmiş ne kadar eskiyse, o kadar az bilgiye sahip olmaktayız.
Ay’ın oluşumuna dair birçok bilim insanı tarafından desteklenen ve popülaritesinden dolayı herkesin hemen hemen doğrudan kabul ettiği teoriyle başlayalım. Unutmayın ki teoriler değişebilir, yanlışlar mantık çerçevesinde düzeltilebilir ve yeni bulgularla kendini güncelleyerek yoluna devam edebilmektedir.

Büyük Çarpışma Teorisi

Dünya’mızın erken çağlarında, yaklaşık Mars büyüklüğünde bir ön gezegenin (Theia) birbiriyle çarpışması sonucunda bazı materyaller uzaya savruldu. Bu savrulma sonucunda gezegenimizin yörüngesine oturan materyaller kütle çekimin de etkisiyle bir araya toplanmaya başladı. Tabii bu teorinin farklı varyasyonları da var.
Buna etken rol oynayan ise uydumuzun çekirdeği, zira bir başka versiyona göreyse ön gezegenin çekirdeği küçüktü ve bizim gezegenimiz ile birleşmesinden ziyade uzaya savrularak bugünkü uydumuzun çekirdeğini oluşturmuştu. Bununla ilgili oldukça fazla çeşitte görüş var.

Beraber Oluşma Teorisi

Ay’ın ve Dünya’nın birlikte oluştuğunu söylemekte olan teoridir. Aynı materyallerden oluştuğunu söyleyen bu teori de bilinmezlikler oldukça fazladır. Bu teori konumu açıklasa da, materyali açıklamamaktadır. Zira neden uydumuzun daha hafif elementler içerdiğine bir yanıt bulamamaktadır.

Yakalama Teorisi

Ay ve Dünya’mız, birbirlerine yakın konumda oluşarak zamanla gezegenimizin kütle çekimine girdiğini söyleyen teoridir.
Bu teoride zorluklar çok daha fazladır. Bunun sebebi yahut sebepleri, büyük bir cismin yörüngeye girerken yavaş hareket edecek olması ile başlayabiliriz. Çünkü girdiği yörüngede bulunan cisme göre büyük bir cisim giriyorsa hızlı bir giriş birbirlerini savurmasına yol açabilir. Bu tıpkı gezegenler arası yolculukta kullanılan roket – yörünge ilişkisine benzetilebilir. Bir diğer problem ise bu kadar yakın kompozisyon oranına göre açıklayamayan oksijen izotopudur.

Dönerek Kopma Teorisi

Charles Darwin’in oğlu George Darwin tarafından öne sürülen bu teoride, gezegenimizin ilk oluştuğu zamanlarda çok hızlı dönmesinden kaynaklı bir parçasını uzaya savurmasını anlatmaktadır. Buna gezegenimiz üzerinden, Büyük Okyanus’ta bulunan bir boşluğu buna örnek olarak göstermektedirler.
Ancak, oluşumun başından gezegenimizin bu kadar hızlı döndüğüne dair bir kanıt bulunmamaktadır.

Her ne kadar hala en çok soruya cevap veren teori ”Büyük Çarpışma” olsada, belki çok daha farklı bir teori ortaya çıkıverir. Belki de buna gerek kalmadan gelişen teknoloji ile birlikte bu sorunun cevabını çok daha hızlı öğrenebiliriz.

Bize Katılın!
Yeni yazılarımızdan, etkinliklerden ve her şeyden ilk siz haberdar olun.