1. Ana Sayfa
  2. Minicik Bir Tutkudan Kocaman Bir Dünya’ya Açılan Adam: Taner Göçer

Minicik Bir Tutkudan Kocaman Bir Dünya’ya Açılan Adam: Taner Göçer

featured

Kimi zaman bir gazete köşesinde ya da herhangi bir derginin alakasız bir sayfasında başarılı bir gencin “imkansız” olarak görünen başarısız çarpıcı başlıklar karşımıza çıkar, onları mutlaka hayatımızın belli bir yerinde görürüz. Sadece beş dakikamızı alır okumak, oysa onların dünyalarına girmek çoğumuzun yapacağı iş olmuyor değil mi? Bazen de öyle birini bulur ve girişimlerini dinler, ondan feyz alır ya da kolay olan yolu tercih edip yargısız infaz yapıveririz. “Baba parası olsa da ben de yapsam, 16 yaşında şirket kurmuş da dünyayı kurtacak… Yapıyor da cebine para mı giriyor sanki… Bu işler boş işler… İyi işte zengin olmak böyle bir şey…” Çoğumuzun aklına gelen cümleler bunlar, yalan söylemeye gerek yok. Fakat hangimiz o hikayelerin iç dünyasına yolculuk edip mucizevi çabalara dikkat kesiliyoruz? Ya da kaç tanemiz her şeye rağmen farkındalık oluşturmaya çalışan insanların mücadelelerini sabırla dinleyebiliyoruz? Çok az biliyorum, oysa bilim alanında dünyaya kafa tutmuş, her şeye rağmen mücadele etmenin örneğini sergileyen genç duruşlar var. Onlardan birisini tanıtacağım size, yıllar önce Astronomi bilimini sevmeme vesile olup bu platformu kurmamda “bana gizli bir kahraman” gibi yardım eden çekik gözlü garip bir adamı tanıtacağım. O kişi Taner Göçer.

Dünya üzerinde bilim alanında çalışmalar yapan çok fazla genç var, bunların birçoğu akademik yönden yaşamlarını sürdürüyorken, çoğunun başarısı bile haberden öteye gidemiyor. Bilimin yaygınlaşması ve “bilim yayıncılığının” anlatılması için çabalayan ve onları her daim doğru bir şekilde yapmanın peşine düşmüş zihinleri bulmak da pek kolay değil. Taner Göçer, 12 yaşından beri söylediği şeyleri yapmaya dikkat eden genç bir abi olarak karşıma çıktı. Kendisine bu tutku nasıl başladı ve ne zaman oldu dediğimde aldığım cevap manidardı. “Küçük bir çocuktum, altı yaşımda gökyüzündeki yıldızların altında büyülenmiş hissettim. Sanırım o an başladım ama sanki doğuştan gelen bir sevgi bu” diyordu. Onun uzaya olan sevdası, uzun yıllardır içindeki merakı ateşliyor ve bunun sonucunda sürekli “astronomi bilimini” daha fazla insana ve çevreye duyurmasına olanak tanıyordu.

Bilim yayıncılığı yapmaya Facebook’ta başlayan Taner Göçer, bu işini sosyal medyaya dökme hikayesini şöyle anlatıyor: “İlk olarak 2012 yılında Facebook’la başladım, ne tuhaf ki orada paylaştığım derin uzay fotoğraflarını telif haklarına dikkat etmeden yayınlıyordum. Böyle bir şeyi uzun süre yaptığım için pişman oldum ama çocukken bazı şeyleri bilemiyorsunuz. Neyse ki birilerinin uyarmasından sonra ilerideki hayatımda fotoğraf ihlali konusunda hiçbir taviz vermemek için elimden geleni yaptım. Hep bununla mücadele ettim. Bir süre sonra telifli fotoğraflar paylaşmam, beni fotoğrafçı camiasında daha tanınır biri kıldı. Samanyolu fotoğrafları paylaşmak insanlar arasında çok tutuyordu. Tayvanlılar beni çok seviyordu. Sanırım onlara benzediğim için beni de usta bir fotoğrafçı sanıyorlardı, dili tayvanca yapanlar o fotoğrafların bana ait olmadığını anlamışlardır 😊 Beş bin kişilik arkadaş listeme rağmen binlerce beğeni alan küçük bir çocuktum” diyerek bilim yayıncılığına başlamanın ilginç hikayesini dile getiriyor. Bunu sadece keyfi olarak yapıyormuş ama ileriki yıllarda bilim yayıncılığı yapmasının önünü açan bir hareket olduğunu söylüyor.


Taner Göçer, 2019 yılında çektirdiği bir fotoğraf.

12 yaşında Levent Aydın adında bir astrofotoğrafçıdan minik bir teleskop almasını, astronomideki dönüm noktalarından biri olarak dile getiriyor. Söylediğine göre teleskopla ilk Ay’ı gözlemlediğinde, evde bilime dair ne varsa yalayıp yutmasını sağlamış ve bu güzel hediye Taner Göçer’i uzay bilimine çok daha sıkı bir şekilde bağlamış. Facebook’da bu süreç sonrasında daha profesyonel yayınlar yapıp, bu şekilde haberler yayınlamış ve bu nedenle bazı fotoğrafçıların da uzay bilimine yönelmesini sağlamış. Lise birinci sınıfta iken “Space” adında bir uzay grubu kurarak, bu grubun dünya çapında tanımasını sağlamış. Birçok insan burada uzayla alakalı gönderiler yayınlayarak halka açık bir uzay bilimi sayfası haline getirmiş ancak belli bir süre sonra grubu hırsızlar nasıl olduğunu kendisi bile bilmediği bir şekilde çalmış. Birçok kişi Taner Göçer’in gerçek bir kişi olmadığını düşünerek onu engellemiş, daha çocuk yaşta hiçbir şey yapmamasına rağmen birçok kimse tarafından “dolandırıcı” ya da “sahte hesap” olarak anılmaya başlamış. Neyse ki Göçer, bundan fazla etkilenmeyerek çalışmalarına devam etmiş ve bazı insanlar Taner’in gerçek bir hesap olduğunu ve aslında ona karşı çeşitli iftiralar atıldığını anlamış. Göçer, bu olayı ilerideki sıkıntılara karşı bir hazırlık olarak gördüğünü dile getiriyordu.

Sonrasında çeşitli uluslararası uzay sayfalarında ve gruplarında moderatörlük yapan Göçer şunları söylüyor: “Kaç grupta yöneticilik yaptığımı hatırlamıyorum bile ama hep ulusal camiaya sunum yapmaya gayret ediyordum. Belki de o döneme dair en büyük yanılgılarımdan birisi, bu ülkede de astronomiye ihtiyacı olan birçok insanı görmezden gelmemdi” diye ekliyor. Bunun sonucunda birçok Türkçe blog ve sitede adminlik yapıp, bazı sayfalarda “yazar” olarak görev almaya başlamış. Hatta bunlara ek olarak, Facebook’da, dünyanın en büyük astronomi grubunda bile editör olarak görev yapmış.

Taner Göçer, bu yaşananlar olurken ikinci dönüm noktasını “kendisini optik bilim alanında geliştirmiş bir adamla tanışması” olarak gösteriyor. Kozmolojik bir yönü olduğunu belirten ve çocukluktan bu yana amatör olarak kozmoloji bilimiyle uğraşan Göçer şunları söylüyor: “Mustafa Akdağ, kendisi uzay bilimine kırk yılını vermiş ama astronomi camiasına alışılagelmiş fikirleri neticesinde fikir engizisyonuna maruz kalmış bir adamdı. Onu tanıdığımda benim için sıradan bir insandı, sonra ise hocam oldu. Birçok konuda birbirimizi tamamlamıyor ama uzay alanında aynı şeyin peşinde koşuyorduk.” Taner Göçer, söylediğine göre astronomide evrenin oluşumuna dair en yaygın olarak kabul edilen “Big Bang Teorisi”ne alternatif düşünceler geliştirmeye çalışıyor ve bunun inşasını o dönem dahi yapmak için çaba sarf ediyordu. Hala bu görüşün pek çok kanıtla desteklendiğini düşünse de, içinde büyük boşluklar taşıdığını ve evrenin matematiksel bir sistem olduğunu düşünüyor. Onunla konuştuğumda buna dair aldığım tek cevap: “Bilimsel bilginin gücüne her zaman inanıyorum, gün gelir de iddia edeceğim fikirler gerçek değilse yine bilimsel yöntemin süzgecinden geçemediği için olacaktır. İnsanlar uzun yıllardır kabul edilen fikirlere doğal olarak güveniyorlar ancak ben de matematiğe güveniyorum” diyor. Gelecekte bu konuda nasıl bir fikirle karşımıza çıkacağı ise bir muamma çünkü bu konuda en ufak bilgi alabilmiş değilim. Fikir engizisyonundan çekindiği için mi yoksa genç oluşundan ve henüz akademik bir geçmişi olmadığından dolayı mı bu düşüncelerini şimdilik saklıyor, bilemiyorum. Ancak emin olduğum bir şey varsa, bu genç adamın çocukluktan bu yana Büyük Patlama Teorisi’ni diğer teorilerden ayırt etmediği ve sıcak yaklaşmadığıdır.


2017 yılında Taner Göçer’in ustası dediği “Mustafa Akdağ” ile görüşmesinden bir fotoğraf.

Bu genç adam daha sonra farklı sosyal medya platformlarına taşınarak “bilim yayıncılığı” yapmaya devam ediyor ve Instagram üzerinden @astrotaner adında bir uzay bilim sayfasıyla süre zarfında yüzbinlerce insana ulaştığını dile getiriyor. Pek çok noktada “APOD” gibi günlük bir astronomi bilgisi yayınladığını ifade etse de, bunu da meşhur olmak için yapmadığını ve sadece bir avuç insana bilimi anlatmak için yaptığını söylüyordu. İşin en ilginç kısmını ise onun ağzından dinleyelim: “Bu sayfayı 2016 yılında kurduğumda bir beklentim yoktu. Lisede yalnız kaldığım zamanlarda burası ile ilgilenmek için bolca zamanım oluyordu, bu nedenle her gün bir gönderi paylaşmaya gayret ediyordum. Sonra tuhaf bir şekilde sayfam büyüdü, tanınır hale geldi ve ünlüler tarafından dahi desteklenmeye başladı. Sürekli paylaşım yapmanın reaksiyonundan mıdır bilinmez ama sayfanın ulusal çapta büyük bir üne kavuşmasını ben de anlamadım” diyordu. Şu an hala aynı isimle daha minik bir kitleye hitap eden Göçer, bu konuda ise şunları dile getiriyor: “Hiçbir zaman sosyal medyada takipçi konusunda bir beklentim olmadı. İnsanın emeğinin karşılık bulması çok güzel ama sayfayı açmamdaki niyet bir avuç insana astronomiyi anlatırken, bu bilimin güzelliğini bilmeyen insanlara da göstermekti. Sanırım sayfam bu yüzden tanındı. Şimdi bu sayfanın şöhreti sayesinde görüştüğüm ünlü insanlar var. Bu göz ardı edilecek bir şey değil. Fakat ben milyonlara ya da milyarlara takılmıyorum, bir kişi de on bin kişi de gelse benim yaptığım iş aynı olacak” diyor. Bu nedenle de şu an aynı isimle daha az bir kitleye ulusal çapta “bilim yayını” yapıyor. Dünyanın en ünlü astrofotoğrafçıları tarafından dahi @astrotaner dendiği zaman akla gelen kişi oluyor ve birçok gence ilham olmaya devam ediyor.


Taner Göçer’in 2020 yılına ait sponsorlukla yapmış olduğu çekilişlerden bir afiş. Telif: Celestron Türkiye Bayiliği

İşin en güzel tarafı ise, bu işi beş yıl boyunca sürekli tekrar ettirirken insanlara ulusal çapta hediyeler dağıtıp mutlu etmesi oldu. Onu çekici bulduğum nokta ise bu, çoğu insan kendi bölgesine sıkışıp kalıyor, o ise bilim dilini Türkiye’den ulusal bir hale büründürerek tanıtıyor ve üstelik bunu dil yeteneği olmamasına rağmen başarıyor. Hepsinden daha önemlisi, sponsorluklar ile onlarca teleskop çekilişi, cazip edici manyetik dönen gezegen küreleri ve NASA destekli kitaplar ve oyuncaklar hediye etmeyi başarıyor. En ilginç nokta ise, bunları maddi durumu olmadan ulusal çapta yapmış olması, bunu gerçekten takdir edilesi bir çaba ve insanları mutlu etme gayreti olarak görüyorum.


Taner Göçer’in @uluastro kulübüyle düzenlediği Astronomi derslerinden bir kare.

Taner Göçer bugüne kadar vermiş olduğu hediyeler ile ilgili şunları söylüyor: “İnsanlar bu hediyelerin arkasındaki emeği bilmeden yargısız infaz yapabiliyorlar, onları anlayabiliyorum. Fakat bir teleskobun maliyetine bakıp bu hediyeleri dağıtmanın gerçek olmadığını düşünmek önyargıdan ibarettir. Biz, bu kadar yüksek bütçeli uzay bağlantılı sponsorlukları ucuz bir maliyete ayarlıyor ve belki de etkili bir iletişimle insanların ayağına getiriyoruz. Hangi çekilişi aktif hale getirirsem getireyim mutlaka aldatıcı damgası yedim, Kozmik Deniz’le yapmış olduğumuz on beşinci teleskop çekilişi de dahil”. Siz suyun üzerinde de yürüseniz, mutlaka memnun edemeyeceğiniz birileri olacak ve bu nedenle olumsuz yorumlara aldırış edemem. Ben bu işi uzaya ve astronomiye olan ilginin ve farkındalığın artması için gerçekleştiriyorum” diyor. Türkiye içi ise Evrim Ağacı ve Bilimin Ucunda gibi tanınmış bilimsel sayfalarla bu etkinliği gerçekleştirmiş. Biz de Kozmik Deniz olarak Göçer’le bir Türkiye içi teleskop çekilişi gerçekleştirme şansına sahip olduk, o nedenle yarı gururlu hissediyorum. Bu Göçer’in on beşinci teleskop çekilişi olmuş. Göçer ise en az elli hediye dağıttığını bildiriyor.


Taner Göçer, @astrotaner ile NASA’dan Kevin Je DeBruin ile birlikte, Türkiye İnovasyon Haftası (2019) Kendisi onunla birlikte De Bruin’e ait olan altı kitap çekilişi ve uzayla ilgili iki oyuncak logo hediye etmiş.

Taner Göçer sadece sosyal alanda değil, okuduğu üniversitede birçok etkinlik içinde bulunarak “astronomiye olan farkındalığı ve bilinci” anlatma gayreti gösteriyor. Beş haftalık bir ders ile onlarca öğrenciye uzayı ve bilimi anlatarak, onları topluluğa daha bağlı kılmış. Ayrıca, birkaç yerde “konuşmacı olarak görev aldı ve bu bilimi insanlara duyurma niyetini gerçek hayatın ortasında da vurguladı.

O, bu anlatılanları anlatmak istemezdi ama ben, onun bu azmini diğer insanlarla paylaşmak istedim. Göçer, her ne olursa olsun astronomiye dair çabanın ve bu bilimi daha fazla insana duyurmanın, bugüne kadar adı geçmeyen gizli şövalyelerinden birisi gibi görünüyor. Onun azmi ve mücadelesini daha fazla insana duyurması ve bütün olumsuzluklara rağmen bilime olan sevgisine hayran kalmadan edemedim. Onu yıllar önce bir paylaşım ile bulmuştum, şimdi benim için de yüreğimde bir ışık yakan bu genç adamın yaptıklarının bir kısmını sizlere tanıtmak ve onun hakkında ufak da olsa bilgi sahibi olabilmeniz adına bu yazıyı kaleme aldım. Yolun açık olsun Göçer, bilimle aydınlattığın daha fazla yüreğin olması dileğiyle. Ben, sadece onlardan birisiyim.

Batuhan Aydın

Bize Katılın!
Yeni yazılarımızdan, etkinliklerden ve her şeyden ilk siz haberdar olun.